SİBER PROPAGANDA

SİBER PROPAGANDA

Progaganda yüzyıllardır var olan bir olgu. Yıllarca şu soru sorulur. Bu kadar ırkın içinde yüzyıllardır insan ırkı çoğalarak günümüze gelmiştir. Peki sebebi nedir sorusuna bin farklı görüş ve felsefe yapılabilir. Bana en makul geleni insanoğlunun diğer ırklardan daha zeki ya da güçlü olduğu için değil adaptasyon yeteneğinin yüksek olmasından kaynaklandığı fikridir. Bu Darwin’in Evrim teorisininde temelini oluşturur. Buraya kadar ki kısımları kitaplardan biliyoruz. Kendi yorumumu katmak istediğim kısım dedikodu konusudur. İnsanoğlu’nun adaptasyon yetenekleri arasındaki en muzazzam olanlarından birisi dedikodu yapmasıdır. Birçok toplumda dedikodu yanlış, kötü ya da negatif anlamlarla çağrıştırılıyor olsa da hepimizin hayatının gerçeği. Dedikodu olmayan bir şirket ya da ikili ilişki var da biz mi bilmiyoruz J Bu gerçek insanoğlunun birbirine geribildirim vermesi ya da kutuplaşması, kulis yapmasına olanak sağlar. Bu olgunun daha büyük, organize, kitlesel ve farklı kanallarla yapılmasının ismi ise propagandadır.

Bir progagandanın yapılabilmesi için aşagidaki ateş üçgeni metadolojisinden faydalanabiliriz. Nasıl ateşin yanabilmesi için uygun oksijen miktarı, ısı ve yanabilir bir madde gereksinimleri varsa progaganda içinde sosyal ağlar, gerekli motivasyon ve gerekli gereç servisler olarak özetlenebilir. Gelin Bunu açalım.

Tool ve Servisler : Sosyal medya içerisine yerleşmiş çeşitli tool’lar. En basit örnekler takipçi yazılımları. Takipçilerinizi artırmak için kullandığınız servislerin çoğu sizin adınıza paylaşımda bulunabilir ya da sahte bir haberi like yapabilir. Sahte anketler yine bu hizmetlerden birisi olarak başı çekmektedir. Herhangi bir ürün ve hizmetin milyonlarca kişi tarafından nasıl değerlendirildiği ile ilgili yalan haberler

ile bu fikre muhalif olanlar baskı altına alınmaya çalışılır. Ülkemizde de seçimler öncesi Sosyal medya üzerinden yapılan taraflı anket sonuçlarını görüyoruz. Sosyal medya kullanıcı olarak bu haberleri algılamak çoğu zaman zor olmayacaktır. Şahsen ilk sorduğum soru NEDEN ? Sorusudur. Bu post kimin ne işine yarayabilir. Amacı ne olursa olsun bir haberin sahte olup olmadığını test eden, doğruluğunu kontrol eden ve bunu özel ve kamu şirketlerine raporlayan ve sonucunda ilgili paylaşımın ban edilmesi ya da URL ve domain’e erişimin engellenmesi gibi çalışmalar yapılmaktadır.

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 5400 sahte twitter hesabının oluşturulduğunu bilmekte fayda var.  Sadece bot hizmetler ve sahte Sosyal medya hesapları vb oluşumların değil, kurumların ya da bireylerin resmi sosyal medya hesapları da siber propaganda’nın hedefi haline gelebilir. Bu konuda binlerce örnek var. En dramatiği Amerika’nın Associated press haber ajansının twitter hesabı hacklendikten sonra resmi hesap üzerinden “beyaz sarayda patlama var ve Obama yaralandı” haberinin verilmesi oldu. Haberin duyrulması sonrası Amerika tarihinin en büyük anlık finansal krizine girildi. Bu sebeple siber propagandanın, “ya ne olacak birkaç hizmet ve servisle fake haber yapıyorlar kullanıcı biraz bilinçli olsun kardeşim” yorumunundan fazlası gerekmekte.

Çok detayına girmek istememekle beraber benim bu konudaki en büyük düzeltmem gezi olaylarında paylaşılan sahte haberler ile olmuştur. İnsanların sokağa dökülmesi adına atılan tweet’ler ve sahte facebook paylaşımlarının sadece 6 tanesini ben yakalamış ve düzeltme yapmıştım. Dünyanın en büyük 3. Ülkesi facebook içerisinde ne yazik ki herşey ve herkes masum değil. Bu sebeple paylaşılan bir bilgiyi her zaman söylediğim gibi en az 3 farklı kaynaktan teyit edilmesi bu işin en kritik safhasıdır. Bir diğer önerim Sosyal medya da hızlı davranılmaması. Atılan bir tweet’in retweet yapılması bu fikri onayladığın ve paylaştığın anlamına geliyor. Dünyamız ve ülkemiz bu konunun onlarca örneği ile dolu. Fazıl Say’ın da komik gördüğü bir tweet’i retweet yapması sonucu toplumun inanç değerlerine saygısızlık unsuru sebebiyle  hapsi istendiğini unutmamamız gerekir. Yorumu yapan o olmasa bile…

Bu makaleyi okuyan kişi Siber propaganda’nı sanki sürekli yalan yanlış haberler ile topluma yön vermek olduğunu anlayabilir ki buraya kadar ki bilgilendirmem genelde bu yönde oldu. Özellikle belirli zaman eşiklerinde üst düzey kişilere yapılan oltalama sa

 

ldırıları sonucu mail hesaplarının ele geçirilmesi ile dünyanın en büyük saldırılarından birisi piyon saldırısının yapıldığını unutmayalım. Ele geçirilen gizli devlet yazışmaları, ses dosyaları, görüntüler deep web’de kimlere servis edildiğini biliyoruz. Bu konu bambaşka bir makale olmakla beraber siber propaganda belli gerçekleri ve delilleri kritik zamanlarda insanlara sunarak toplumu yönlendirebildiğini yine wikileaks belgelerinde de gördük. Bugün wikileaks belgeleri arap baharının en büyük vesilesidir. Bundan daha güzel bir siber propaganda örneği verilemez diye düşünüyorum.

Share

Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 2 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir. SUBSCRIBE NEWSLETTER Siteme Abone Olmak İsterseniz, E-mail Adresinizi Yazabilirsiniz SUBSCRIBE Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 3 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir