Logoterapi Nedir ?

Logoterapi Nedir ?

 

Belki bütün makale şöyle açıklanabilir; logo anlam demektir, terapi ise iyileşmek. Logoterapinin öncüsü Viktor Frankl’ın konuyu açıklayan kısa özetini iyi anlamakta fayda var.

Hadi yüzeyden derine bir iniş yapalım beraber ;

Birkaç kişisel gelişim kitabı okumuş, burdan öğrendiklerini şov malzemesi yapan, kendini aslan zanneden megaloman kedilerin size söylecekleri sözlerden birisi şudur; Başarıyı odaklı olun, onu amaçlayın, değer yaratın vs vs…

Bu cümle şöyle değişmeli, Başarıyı amaçlayın, bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedef haline dönüştürürseniz kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsanız ; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin kendinden daha büyük bir davaya, kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır. Mutluluğun kendiliğinden olması gerekir, aynı şey başarı içinde geçerlidir. Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden geleni yapmanız gerekir. O zaman , uzun vadede başarı peşinizden gelecektir.  Çünkü başarıyı düşünmeyi unutmuşsunuzdur.

Evrenin denklemi, hırs ve azim arasındaki fark gibi tasarlamış. Bir hücre zarı inceliğinde, birisi insana değer katarken bir diğeri zarar verir.

Cesaret ve umut; Bir insanın ruhsal durumuyla, cesareti ve umudu ya da bunların bulunmayışı ve vücudunun bağışıklık durumu arasında ne kadar yakın bir ilişki olduğunu bilenler, umut ve cesaretin birdenbire yitirilmesinin öldürücü bir etkisi olabileceğini yakından bilir. Cesaret ve umudun çöküşü nasıl fiziksel çöküşü getiriyorsa, başarı odaklı olmanız da bunu yakalayamadığınızda benzer bir etki yaratır.

     Logoterapi, anlam yoluyla ya da anlam merkezli terapi olarak açıklanabilir. İnsanın anlam anlayışı üzerine geliştirilmiş olan logoterapi, terapide insanın yaşamına anlam kazandırmayı amaçlamaktadır. Geleneksel psikoterapide amaç kişinin kendi benliğini gerçekleştirmesini sağlamak, yaşamına anlam kazandırmaktan çok anlamın kişinin kendini gerçekleştirmesiyle geleceğine inanır fakat logoterapiye göre nevroz ortadan kalkmış olsa bile nevrozun (Bir kişinin genellikle nedenini bilmediği ya da çok az bildiği iç çatışma) yerini ‘boşluk’ alır. Hümanist yaklaşımla birlikte varoluşçulukla da anılan ‘logoterapi’ insanın anlam arayışının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgular.
     Frankl görüşünü desteklemek için karşılaştığı vakalardan örnekler vermiştir. Amerika’da bir üniversitede intihar girişiminde bulunmuş 60 öğrenciye anket yapılmış. Öğrencilerden yüzde 85’i intihar girişimlerine neden olarak ‘yaşamın anlamsızlığından’ bahsetmiştir. Yaşamı anlamsız gören ve bu yüzden intihar girişiminde bulunan öğrenciler sosyal açıdan oldukça aktif, aile arası ilişkileri iyi ve akademik anlamda başarılı oldukları görülmüştür. Bu durumu yaşamın her alanında görebilmekteyiz. Sosyoekonomik açıdan iyi, refah düzeyi yüksek toplumlarda aynı zamanda intihar girişiminin de yüksek olduğu görülmektedir. İnsan her araca sahip olsa, her imkana sahip olsa bile anlamı yakalayamadığı durumda doyuma ulaşamamakta ve hayatına son vermeyi tercih etmektedir. Frankl bir bakımdan bu duruma dayanarak geleneksel psikoterapinin yetersiz kaldığını savunmaktadır. Her vaka için geçerli olmasa da ‘insanın anlam arayışı’ ortaya çıktığı durumda geleneksel psikoterapi yetersiz kalmaktadır. İnsana yaşam anlamını katmadan onu iyileştirdiğimizden söz edemeyiz.
      Ruh sağlığı konusunda insanın herşeyden önce dengeye ya da psikolojideki deyişle”homeostasis”e, yani, gerilimsiz bir duruma ihtiyaç duyduğunu varsaymanın tehlikeli bir sonuçlandırma olduğu, insanın gerçekte ihtiyaç duyduğu şeyin  gerilimsiz bir durum değil, daha çok, uğruna çaba göstermeye değer bir hedef, özgürçe seçilen bir amaç için uğraşmak ve mücadele etmektir.
ihtiyaç duyduğu şey her ne pahasına olursa olsun gerilimi boşaltmak değil, onun tarafından yerine getirilmeyi bekleyen potansiyel bir anlamın çağrısıdır.
Kişinin soyut bir “YAŞAMIN ANLAMI” arayışına girmemesi gerekir. Herkesin yaşamında özel bir mesleği ve uğruna çaba harcanak bir misyonu, yerine getirilmeyi bekleyen somut bir görevi vardır. Ne onun yeri değiştirilebilir, ne de yaşam tekrarlanabilir. Bu nedenle herkesin işi, bunu yürütmeye yönelik özel fırsatları kadar eşsizdir.
Nietzsche’nin sözü bu makaleyi tamamlayan son cümle olabilir ; “Yaşamak için nedeni olan kişi hemen her nasıl’a dayanabilir”
Share

Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 2 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir. SUBSCRIBE NEWSLETTER Siteme Abone Olmak İsterseniz, E-mail Adresinizi Yazabilirsiniz SUBSCRIBE Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 3 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir.

Recommended Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir