Korku ve Mutluluk

Korku ve Mutluluk

Mutlu olmak isteriz. Bunu yakalamak isteriz. Bu arayışta saf mutluluğu çoğu zaman kaçırırız. Çünkü elde edeceğimiz müsbet sonuçlarla mutlu olacağımızı düşünürüz, oluruzda fakat çok geçmeden yeni beklentilere, paranoyalara, korkulara gireriz. Konuyu korkuya getirmek istedim. Çünkü korku taşıyorsanız özgür değilsiniz demektir. Özgür olamazsanız mutlu olamazsanız, mutlu olmayan birisi başkasının da mutluluğunu isteyemez.

Bütün şifa eğitimlerinde korkularınızı dışarıya çıkarmaya çalışırlar, korkularınla yüzleştiğinde değişirsin, büyürsün, iyileşirsin ve ancak o zaman umutlu olursun ki mutlu sözcüğünün kökenidir umut. Bunun için Hindistan’daki şifa kamplarına gitmeye gerek yok. İnanılır gibi olmadığını düşündüğüm ama gerçek olan aşagidaki deney ; İki çiçeğe de de aynı miktarda su verildi, aynı oranda güneş ışığına bırakıldı. Ancak bir farkla;  bir ay boyunca bitkilerden birine küfür dolu aşağılayıcı sözler, diğerine de övgü dolu sözler söylemeleri istendi. Sonuç aşagidaki gibi.

Bildergebnis für çiçeklerle konuşma deneyi

Tıpki bitkiler gibi, birçok insan her gün soluyor ve ölüyor. Başkalarının düşünceleri ile yaşayan, farklı düşüncelere kapalı, başkalarının hayal gücü ile dalga geçen bunu bir zeka ölçüsü sayan, sizin yaşam tarzınızı yaşayamadığı, sizin gibi hayal edemediği, tutkulu olamadığı, sevmediği, sevilmediği, özetle sizin gibi olamadığı için ezberlediği dogmatik bilgilerle sizleri eleştiren her kim varsa her ne varsa o ekosistemden hemen çıkın. Hemen!!! Oranın bir parçası değilsiniz. Bu ekosistem sizi size değersiz hissettirir. Siz zaten toplum çocukluktan itibaren bireyin özgürlüğünü ele geçirmeye başlar. Kendin olmanı engeller. Üstünden yıllar geçer ve bütün bu dayatmaların üzerine gidip normalleşebilmek bile yıllar alır. Bu sebeple sevginin, alakanın, zerafetin olduğu yerde insan yetişir, büyür. Daha yaratıcı olur. Fazla dedikosu yapılan insanlar samimi ve sevgi dolu olanlardır. Burdaki paradoks dedikoduyu üreten kişilerin bu yaşam tarzını benimsemek isteyip içinde bulunduğu kalıbın buna izin vermemesidir. Sevgi dolu insan eleştiri yapabilir ama yargılamaz, ötekileştirmez.

İbn-i Sina’ya göre mutluluk dünyevi olandan bağımsızdır. Stoacılar’a göre erdem yeterlidir mutluluk için, schopenhauer’e göre iştah ve bencillk engellenmedikçe mutluluğa erişilemez. Nietzche’ye göre mutluluk insan eylemlerinin en yüksek amacı olan durumdur. Ahlaklı olmak için yapılan davranışların daha çok mutsuzluğa yol açtığını ve içgüdüleri bastırmanın mutluluğu engellediğini söyler.

Gerçekten kolay birşey değil bunu tanımlamak. Kadim bir dostum tanıdığı insanları ve onların ailelerini gözlemleyip bunun çok ciddi derecede genetik faktörler içerdiğini söylemişti. Tabi ki ilk sorum; Ne yani ? Mutlu olup olamama halimiz DNA içinde mi yer alıyor. Cevap evet’di. Bu özgür irade ile karşılaştırılmamalı. Mutluluğa gidecek sonuç ve reaksiyon sizin elinizde olsa da buna göstereceğiniz tepkideki karakterislik DNA’nın içinde yatıyor. Her saniye evrim geçiren insanın DNA’sının da sürekli değişime uğradığını unutmamakta fayda var. Genetiğimizde pesimizm olsa dahi optimist genler yaratmak, bunu deneyimlemek ve sonraki nesile aktarmak çok da futurist bir olgu değil.

 

 

Mutluluk tüm vücudumuzu kaplıyor!

Peki mutluluk bir tercih midir ? Bal gibide öyledir. Kim Gecenin karanlığında güneşi penceresine çizebilir o bunu tercih etmiştir.

Son olarak hayatımdan bir örnekle devam etmek istiyorum. Saf mutluluğu oluşturan bir diğer parametrenin, inandığı şeylerin uğruna mücadeleden geldiğine inanıyorum. Bunun için o davaya kendini adaman gerekir yani dava adamı olmak gerekir. Şahsen beni fişekleyen kendi adıma belirlemiş olduğum davadır. Buraya doğru yürürken başka insanları demotive eden şeylerin beni etmeme sebebini temeldeki bu inanca borçluyum.

Einstein’da beni şöyle destekliyor. “Hayatınızı kişilere ve nesnelere değil bir amaca bağlayın”

Değerli dostlar, eğer mutlu değilseniz kaybedecek hiç birşeyiniz yok demektir.

Share

Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 2 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir. SUBSCRIBE NEWSLETTER Siteme Abone Olmak İsterseniz, E-mail Adresinizi Yazabilirsiniz SUBSCRIBE Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 3 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir.

Recommended Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir