GÜVEN

GÜVEN

Öyle bir makaleye girdim ki bunun üzerine cilt cilt ansiklopediler yazılıyor, binlerce farklı disiplin, yaşam tarzı, beslenme, hayat tarzı…Şuandaki cahilliğimle bu kadar derinine inmem mümkün değil.

Fakat bu konuda ne hissettiğimi ve yapılan bir araştırmanın sonucunu paylaşmak isterim. İnanın sonuç sizi de şaşırtacak 😉

İzleyicisi değil, oyuncusu ya da yönetmeni olmaya çalıştığım hayat tiyatrosu içerisinde çoğu zaman aklım varoluş üzerine sürekli septizm dolu sorularla kendimi sınıyor, sorguluyor. Tabi ki bilinmezliğin ve çelişkilerin içinde kaybolup saf mutluluğu kaçırdığımı anlamam çok uzun sürmedi.

Şuanda ki sahip olduğum mesleki derinlikler bir tarafa her zaman insanı anlamak üzerine verdiğim sosyal savaşım esnasında insanlara sorduğum mutluluk nedir sorusuna aldığım cevaplar kısaca şöyle…

Yuva, paylaşmak, aile, huzur, zenginlik, şöhret, iyi reputasyon, iyi bir dost, küba’da fitürsuzca bir tatil, sorumsuzca yaşamak, özgürlük hissi, yağmur sonrası toprak kokusu, aşk, sex, futbol, karşılıksız sevgi, sevgilinin kalp sesini dinlemek…Gördünüz mü ? Dünyanın en göreceli sorusu ile karşı karşıyayız. Buyrun sayin dagdevirentürk okuyucuları ortak bir nokta da nasıl buluşturacaksınız ? Biraz zorlanıyor olacak olsam da sizleri devrim niteliğinde bir yere götüreceğim…

In to the Wild filminde saf mutluluğu aramaya çalışan Christopher Mccandless’in ailesini bir kenara bırakıp doğayı ev edinmesi ile başlayan yeni hayatı ne yazik ki yediği zehirli bir ot ile son bulmadan önce not deferine yazdığı son mesaj “hapiness only real when shared”.

Etrafımızdan sıkıldığımızda neden yalnız kalmak isteriz ya da kafamızı dinlemek için rutini kırıp farklı aktivitelere yöneliriz. İşin özünde etrafımızda olması gerekenden daha fazla insan vardır. Bu bir sorun olsa da etrafımızda çok fazla insanın olmasını drama haline getirmenin bir anlamı yok. İnsanoğlu bu konuda da evriliyor ve adaptasyon yeteneğini kullanıyor. Problematik insanları daha hızlı tanıyıp onlardan uzaklaşıp yeni sosyal çevreler kurabiliyoruz. Odaklanılması gereken alan tanıdığınız çokça insanların yönetebiliniyor olması değil, bu insanların kaç tanesinin bizimle hayatımızın sorunlu süreçlerinde sonuna kadar yanımızda olacağını ve hiç bir zaman bizi bırakmayağını bilmemizdir. Bu cümle hayatımda kurduğum en önemli cümlelerden birisi. Hayatınızda sizi yarı yolda bırakmayacak, saf anlamıyla güvendiğiniz kaç kişi var ? İşte bu insan sayısı sizin yaşlılığınızdaki olası parkinson’u engelleyecek sorunun cevabıdır.

Hayatınızını paylaştığınız kişiyle yapılan tartışmalar ve kavgalar bile derin psikanalizine girildiğinde olumsuz etkileri minimal seviyede. Fakat hayatınızı paylaştığınız kişinin sizi aldatıp başka birisi ile olabileceği fikri ki temelinde bu bir güven sorunudur, işte bu sorun sizin nasıl yaşlanacağınızın şeklidir.

Özetle Güven sorunu ile yaşlanan insanoğlu yaşlılığında daha paranoya ve bunun etkileri ile zihinsel ve bunun etkileri ile de fiziksel sağlık sorunları yaşamaya daha yatkın olmaktadır. Kendi deneyimlerim ve tecrübelerim sonucu yaşadığım kimya da bu fikri delicesine destekliyor.

Sevgiden bile daha önemli olan güvenin hayatınızın merkezinde olması dileğiyle.

Lütfen aşagidaki video’yu kendiniz için izleyin:

Share

Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 2 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir. SUBSCRIBE NEWSLETTER Siteme Abone Olmak İsterseniz, E-mail Adresinizi Yazabilirsiniz SUBSCRIBE Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 3 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir