ALFRED NOBEL

ALFRED NOBEL

Zıtlıkların insanı hepimizin tanıdığı nobel ödüllerinin kurucusu Alfred Nobel.

Son derece basit yaşayan fakat otuzüç milyon ikiyüzbin kronu ile ölen, vatanperver olmasına rağmen kendi vatanı dışında yalnız başına hayatını kaybeden, tüm insanlığı sevmesine rağmen aile sahibi olamamış, fenci olmasına rağmen edebiyat aşığı alfred nobel.

Çoğumuz kendisini nobel ödüllerinden biliyoruz. 1800’lü yıllarda olsaydınız kendisini dinamiti keşfeden ve savaşı destekleyen en büyük buluşun sahibi olarak tanıyabilirdiniz. Babası Immanuel Nobel rusya’da mayın labaratuvarını kurduğunda alfred sadece 4 yaşındaydı ve patlayıcılara olan merakı babadan oğula geçmiş gibi gözüküyor. Alfred burdan aldığı mirası kendi kimya bilgisi ile birleştirerek dinamiti icat eder ve dinamitin kralı olarak isimlendirilir. Bunu bulmasında amaç madenlerde ve inşaatlarda özellikle maden ve petrol yataklarının daha hızlı keşfedilmesinde kullanılmasını sağlamaktı ve insanlığa bir faydası olduğunu düşünüyordu. Fakat Einstein gibi o da yanıldı ve dinamit o dönemin savaşlarının en büyük silahlarından birisi haline geldi.

Bu biografiyi gizemli yapan kısım tam olarak burada başlıyor 😉 Alfred’in kardeşi Ludvig vefat ettiğinde fransa medyası Alfred’in öldüğünü zannedip tüm gazatelere şu başlığı attı “İnsanları hiç olmadığı kadar hızlıca öldürmenin yollarını bularak zengin olan Dr Alfre Nobel Dün Öldü”. Alfred Nobel bir taraftan kardeşinin yasını tutarken, diğer taraftan fransız medyasının yanlış haberini düzeltmeye çalışıyordu. Onu belkide yaşarken öldüren medya da kendi hakkında çıkan Ölüm taciri öldü haberinin yayılması olmuştu. Hayatının başından itibaren insanlığın gelişimi adına çalışmalara kendisini adamış bir insanın isminin bu şekilde anılması onu çok derinden yaralamıştı. Bu konu ile ilgili yıllar sonra Alfred Nobel şu açıklamayı yapacaktı “Dinamiti bulan adamı beni barış dostu olarak görenler benimle alay edeceklerdir. Varsın öyle olsun. Madem insanlar aklını dinlemiyor öyleyse o kadar korkunç bir öldürme metodu bulunmali ki, insanlık korku ve korunma iç güdüsü ile barışı seçsin”

Ölüm taciri olarak anılmak istemeyen Alfred Nobel bütün gelirini Nobel vakfına bağışladı. Vasiyeti üzerine kendi vefat tarihi olan 10 Aralık’ta 5 dalda nobel ödülü verilmesine karar verildi. Ödüllerden en önemli olanı milletler arası kardeşlik için çalışma yapan fizikçiye verilen ödüldür. Nobel ödülleri sonrasında nobel barış ödülleri olarak çağrılmaya başlanacaktır.

Bugun 19 YY’ın sonların doğmuş olan herhangi bir kişi Alfred Nobel’in biografisini okumadan şunu söylecektir. Nobel barış ödüllerinin kurucusu vizyoner bilim adamı. Bu biografiyi okumadan önce bende aynı şekilde düşünüyordum.

Alfred Nobel’in bugün barış güvercini olarak sembolize edilmesi kendisini nasıl göstermek istediğinin bir eseridir. Bu algı yönetimini kendisi tasarlamıştır. Gerçek Alfred Nobel “ölüler için dikilen heykeller yerine aç insanları doyurmayı tercih ederim” diyen, 355 patentinin dışında insanlık adına yüzlerce yardımda bulunmuş ve yıllar sonra kazandığı gelirin üçte ikisini barış adına ödül veren bir vakfın kuruluşuna ve yıllarca verilecek ödüllere adamış ve bu şekilde kendisi ile ilgili algıyı zekice yönetmiş bir bilim adamıdır.

Bu kadar servet kazanmış bir bilim adamının algı yönetimi hepimize ders verir niteliktedir.

 

Alfred Nobel’in Vasiyeti;

Ardımdan bıraktığım gayrimenkul ve servetimin tamamı, aşağıdaki şekilde dağıtılacaktır. Kapital, emniyetli bir şekilde fon’da toplanmalıdır. Bu fon’un geliri her yıl insanlığa en büyük hizmeti yapan kişilere dağıtılmalıdır. Bu gelir beş ana bölüme ayrılmalı ve aşağıdaki şekilde dağıtılmalıdır. Bir kısım fizik sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım kimya sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısmı fizyoloji ya da tıp alanında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım edebiyat sahasında en büyük eseri yazan kişiye verilmelidir. Bir kısım milletlerarası barış ve kardeşlik için en büyük çalışmayı yapan kişiye verilmelidir. Fizik ve kimya konusundaki keşifler, İsveç ilim konseyince değerlendirilmelidir. Tıp konusundaki çalışmalar Stockholm’deki Caroline Enstitüsü tarafından değerlendirilmelidir. Edebiyat ve barış konusundaki mükafatlar Norveç parlementosu tarafından seçilen beş kişilik bir heyet tarafından değerlendirilmelidir. En büyük ve kesin arzum mükafatlar adaylara dağıtılırken kesinlikle milliyet ayrımı yapılmamasıdır. En mühimi, mükafatı alacak şahıs bir İskandinavyalı da olabilir, olmayabilir de.

 

Share

Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 2 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir. SUBSCRIBE NEWSLETTER Siteme Abone Olmak İsterseniz, E-mail Adresinizi Yazabilirsiniz SUBSCRIBE Mersin’de doğdu. 2000 yılında Mersin Eskrim Kulübünde, ‘eskrim sporuna’ başladı. Türkiye 2.’si olarak Türkiye Milli Takımı’na seçildi. 4 yıl boyunca Türkiye’yi eskrim sporunda uluslararası arenada temsil etti. Bu süreçte Balkan 3.’sü oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli kurumlara üç yıl boyunca masaüstü yazılım geliştirdi. Nethouse firmasında “Network Uzmanı” olarak görev aldı. Bilişim dünyasındaki kariyerine Türkiye’nin ağ güvenliği distribütörlerinden İnfonet’te “Bilgi Güvenliği Uzmanı” olarak devam etti. “Web – Data – Email Güvenliği” konularında çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitimler verdi. 2013 Mart ayı itibari ile “Sistem Mühendisi” olarak Trend Micro’da göreve başladı. Halen Trend Micro Kanal Geliştirme Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca; Çözümpark ve Trend Micro blog sayfalarında teknoloji yazarlığı yapmaktadır. Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda 3 yıldır ‘Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk Projeleri’nde yeralmaktadır. Bilgi Güvenliği Uzmanı olan Dağdevirentürk, Milli Eskrim Sporcusu olarak da birebir eskrim dersi vermeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir